49,7815$%0,07
55,5754€%-0,09
66,4047£%0,01
6.405,09%-0,32
4.007,91%-0,23
%
15:46
Dün gece Antalya’da bir şantiyede yaşanan hortum nedeniyle 4 kişi hayatını kaybetti. Hortumun çok küçük bir alanda çok acı bir tabloya neden olması ile ilgili merak edilenleri ve geçmişten bugüne Antalya’nın hortum sicilini Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu değerlendirdi.Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyinZeynep Dilara Akyürek / Milliyet.com.tr – Türkiye’de hortum ile ilgili arşivi taradığınızda karşınıza bu olayın isminden sonra en çok ‘Antalya’ çıkıyor. Şehrin öne çıkan turistik ve sıcak iklimi zaman zaman denizden karaya gelen hortumlarla karanlığa bürünüyor. 1990’da yaşanan bir hortumda, gazeteler Antalya’da bir bebeğin kaybolduğunu hortumun evleri ve insanları yuttuğunu yazmıştı. 1946’da 1954’te ve neredeyse günümüze kadar her 10 yılda bir büyük hortum vakası yaşanmıştı. 2019’dan sonra ilk kez büyük bir hortum yaşanan Antalya’da bu kez 4 kişiden acı haber geldi. 6 kişinin kaldığı 2 konteyneri savuran hortum 4 kişiyi hayattan koparırken 2 kişiyi yaraladı ve mal kaybına da neden oldu. Ülkemizde yaşanan hortumların kaynağını ve ortaya çıkan can, mal kaybını İTÜ İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, Milliyet.com.tr’ye değerlendirdi.NE OLMUŞTU?Antalya’nın Kepez ilçesinde 23.00 sularında bir şantiye alanında hortum meydana geldi. Bölgede etkili olan fırtına sırasında oluşan hortum, işçilerin kaldığı 2 konteyneri parçaladı. Hortumun şiddetiyle konteynerlerin içinde bulunan 5 işçi etrafa savruldu. Yaşanan felakette 2 işçi olay yerinde hayatını kaybederken, ağır yaralanan 2 işçi de hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Yaralanan diğer işçinin tedavisinin sürdüğü ve sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.HORTUM YİNE ANTALYA’YI VURDU! NEDEN AKDENİZ’DE DAHA SIK GÖRÜLÜYOR?Türkiye kıyılarında son 100 yıl içinde pek çok deniz hortumu vuku bulmuş, en çok da Antalya’da hortum yaşanmıştı. Bazıları ölümlere yol açan hortumların sonuncusu dün gece yine Antalya’da kaydedildi. Şiddetli fırtınalarla doğrudan bağlantılı olmayan ve genellikle sakin, az bulutlu hava koşullarında oluşan hortumların aksine bu kez can kaybı yaşanmıştı. Meteorolojik olarak hücre (mikro) hortum biçiminde gelişen bu olayda hortum dar alanda etki göstermiş ve şantiyedeki kule vinci de devirmişti. 4 işçinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan hortum, 2008, 2015, 2017 ve 2019’dan sonra şehirde en çok yıkıma neden olan hortum vakası olmuştu. Ancak hortum, günümüzün hava olayı değildi. Yani yeni ortaya çıkmıyor, son zamanlarda olmaya başlamamıştı. 1946’da Kaş’ta yaşanan hortumda, 10 yaşındaki bir çocuk kum tepesi üzerinde oyun oynarken yakalanmış ve 40 ila 50 metre savrulmuştu. Aradan geçen yıllarda pek çok hortum yine can ve mal kaybına neden olmuş ve 15 Aralık 1990’da yine Antalya’da bir bebek hortumla savrulmuştu. Peki Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu Antalya’da yaşanan son hortumdan sonra bu kıyı şehri için ne diyor? “Antalya’da görülen deniz hortumları, Akdeniz kıyılarının sonbahar ve kış döneminde karşılaşabildiği hava olaylarıdır. Bu aylarda deniz görece sıcakken bölgeye ulaşan soğuk hava ve cephe sistemleri atmosferde kararsızlığı artırır. Denizden beslenen sıcak ve nemli havanın yükselmesi, uygun rüzgâr koşullarıyla birleştiğinde hortum oluşabilir. Ancak bu olayın kesin oluşum mekanizması, radar ve meteorolojik gözlemler incelenerek belirlenebilir. Türkiye’de hortumların pek örneği olmadığı düşüncesi doğru değildir. Özellikle Akdeniz kıyılarında bu olaylar görülüyor.” – Prof. Dr. Mikdat KadıoğluESKİDEN BOŞTU ŞİMDİ DOLDU! KIYI ŞERİDİNDEN GEÇERKEN AĞIR KAYIP VERDİKAntalya eskiden de önemli bir merkez olmasına rağmen elbette bugünkü kadar kalabalık değildi. Kıyı şeridi bu kadar yapılaşmamıştı. İnsan yoğunluğu daha geniş alanda daha az kişi bulunması nedeniyle daha azdı. Bu da herhangi bir olaydan daha az insanın etkilenmesi ihtimalinin yanında pek çok parametre için de farklı bir değerlendirme demekti. Hortum tehlikesi bilinen ve daha önce defalarca benzeri yaşanmış bir yer olan Antalya’da bazı hesap ya da araştırmalarla insan ve yapı yoğunluğunun artışına bağlı can ve mal kaybındaki artış gözlenebilir. Yani hortumlar artmasa da geçtikleri yoldaki insanlar artmış ve bu da kaybın artışını tetiklemişti. Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu bu durumu açıklayarak sözlerini noktaladı:“Burada temel nokta şu: Afet, tehlikeyle aynı şey değildir. Olaya tehlike, maruziyet ve etkilenebilirlik olmak üzere üç boyutta bakmalıyız. Hortum tehlikedir; güzergâhındaki insanlar, turistik tesisler ve seralar maruziyeti oluşturur. Yapıların dayanıklılığı, insanların güvenli bir yere sığınabilmesi ve uyarılara erişimi ise etkilenebilirliği belirler. Eskiden daha boş olan bir kıyıda sınırlı zararla geçen hortum, bugün aynı yerde yoğun yapılaşma ve insan varlığı nedeniyle ağır kayıplara yol açabilir. Dolayısıyla yalnızca ‘Hortumlar arttı mı?’ sorusuna odaklanmak eksik kalır. Denizlerin ısınması, uygun atmosfer koşullarında bu olayları besleyebilecek enerji ve nemi artırabilir. Ancak hortumların sıklığının veya şiddetinin arttığını söylemek için uzun dönemli, tutarlı kayıtlar gerekir. Tehlikedeki olası artışa, kıyılarda büyüyen maruziyet de ekleniyor. Afet riskini azaltmak için yapılaşmayı, yapı güvenliğini ve erken uyarıyı birlikte ele almalıyız.”

İstanbul merkezli 30 ilde operasyon! 89 zanlı yakalandı
1
Tüm Gözler Amerikan Senatasonun Vereceği Son Kararda
42500 kez okundu
2
ABD Kongresinden Filistin-İsrail meselesinde ‘iki devletli çözüme’ destek
1595 kez okundu
3
Necdet Saraç’tan terörsüz Türkiye sürecine destek!
1412 kez okundu
4
Hamas lideri Heniyye Türkiye’yi de kapsayan yurt dışı turuna çıkıyor
902 kez okundu
5
ABD Kongresinden Filistin-İsrail meselesinde ‘iki devletli çözüme’ destek tasarısı
888 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.